Bugün YGS sınavım var 9.30da. Saatimi dün geri almayı unutmuşum o yüzden bir saat boyunca burda bekleyeceğim. Neyse ki internet var dersanede. Eh bu kadar saatim varken ben de bir konuya değineyim dedim.
Tanrı kavramından bahsedelim. Ezelden beri insanlar kendilerine din arayışında bulunmuşlar. Suya tapanlar, güneşe tapanlar... Bir de mitoloji denen bir şey var tabii. Şimşek atan, çekiciyle cin avlayan tanrılara sahip bu mitoloji. Bize şimdi gülünç gelen mitoloji eski insanların inandığı şeydi. Şimdi biz de kutsal kitapları yollayan ''o tanrı''ya inanıyoruz.
Peki bana kim söyleyebilir, şimdi ki herkes tarafından inanılan tanrıyla, o eski mitolojik tanrıların farkını? Tek fark mitolojilerde iş bölümü olup her tanrının kendi ustalığı olması. Ki bu da tek bir tanrının her işi halletmesinden daha makul.
Peki biz neden bu mitolojiye deli saçması diyoruz da bu tanrıya hayatımızı adıyoruz? Çevre giriyor burda devreye. Malum dünyadaki nerdeyse her insan bu tanrıya inanıyor. Çocuklarına da bu tanrıyı öğretiyor. hatta bazı ülkelerde ''din kültürü ve ahlak dersi'' veriliyor. E haliyle çocukta buna inanmakta zorluk çekmiyor.

Eğer bütün dünya bir solucana inansaydı. Bu solucanın kitapları olsaydı, bu solucana iman edilecek ihtişamlı binalar olsaydı, okullarda bu solucanın dersleri öğretilseydi, hangi çocuk buna karşı çıkıpta ''bu solucan çok saçma'' derdi? Benim örneğim ''solucan'' ama tabii bu konuyu böyle düşünen tek ben değilim.
Uçan spagetti canavarı, çaydanlık..
Pekte lezzetli bir tanrı doğrusu.
Sınav saatim gelmek üzere, sınıfa gideyim. Görüşmek üzeree.. RAmen